Kural olarak taraflar bizzat veya vekilleri aracılığıyla başvurur. Aynı anda gelmeleri şart değildir; ayrı başvurular aynı makamda tamamlanmalı ve aralarındaki süre 90 günü geçmemelidir. Bu, boşanma kararından itibaren başlayan genel bir tescil süresi değildir. Taraflardan biri ölmüş veya yabancıysa, Türk vatandaşı olan diğer taraf ya da vekili tek başına başvurabilir. Türk vatandaşlığını koruyan Türk-Alman çifte vatandaş, bu istisna bakımından yalnızca yabancı eş sayılmaz. Berlin Başkonsolosluğunun başvuru açıklamaları, Mavi Kart hamili eski eş bakımından da tek taraflı başvuru imkânını belirtir.
Belge hazırlığına, Alman mahkemesinden alınacak boşanma kararıyla başlanır. Kararın yalnızca verildiğini gösteren belge yeterli olmaz; kesinleştiğinin de belgelenmesi gerekir. Bu nedenle Scheidungsbeschluss veya eski tarihli kararlarda Scheidungsurteil yanında, Rechtskraftvermerk olarak adlandırılan kesinleşme şerhi kontrol edilmelidir. Kesinleşme ayrı bir belgeyle gösteriliyorsa bu belge de dosyaya eklenmelidir. E-posta çıktısı veya sıradan fotokopi yerine, başvuru yolunun gerektirdiği usulüne uygun karar nüshası hazırlanmalıdır.
Alman mahkeme kararına alınan apostil, belgedeki imzanın gerçekliğini, imzalayanın sıfatını ve mühür veya damganın aidiyetini doğrular. Kararın içeriğini onaylamaz; kesinleşme belgesinin ya da Türkiye’deki tescil veya tanıma işleminin yerini tutmaz. Apostil, Almanya’daki yetkili makamdan alınır. Kesinleşme belgesi karardan ayrı düzenlenmişse onun tasdik durumu da ayrıca kontrol edilmelidir. Bu ayrımın dayanağı 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi’dir.
Karar ve kesinleşme belgesi, apostil dâhil ilgili şerhleriyle birlikte Türkçeye çevrilmelidir. Tercümenin kullanılacağı yere uygun noter veya Türk dış temsilciliği onayı tamamlanır. Konsolosluk başvurularında, ilgili temsilcilikte kayıtlı tercümanın çevirisi ve temsilcilik tasdiki istenebilir; Almanya’da yeminli tercüman tarafından hazırlanmış bir çeviri tek başına her başvuruda yeterli değildir. Başvuru formu ve kimlik belgeleri de hazırlanır. Hannover Başkonsolosluğunun belge listesi, karar, kesinleşme, apostil ve tercüme aşamalarını gösterir. Fotokopi sayısı ve randevu düzeni gibi uygulama ayrıntıları ise başvurulacak makamın güncel listesinden kontrol edilmelidir.
Türkiye’ye gelmeden ilerlemek mümkündür. İdari tescil konsoloslukta tamamlanabilir veya uygun vekâletnameyle Türkiye’de takip edilebilir. Türk konsolosluğunda düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanılması için ayrıca apostil alınmaz. Alman noterinde düzenlenen vekâletname için ise apostil ve usulüne uygun onaylı Türkçe tercüme gündeme gelir. Konsoloslukların idari tescil listelerinde fotoğraflı özel vekâletname aranır. Metin, yabancı boşanma kararını nüfusa işletme yetkisini açıkça içermelidir; yalnızca “genel vekâletname” başlığına güvenilmemelidir.
İdari tescil şartları sağlanamıyorsa Türkiye’de tanıma davası açılabilir. Örneğin iki taraf da Türk vatandaşıysa ve biri başvuruya katılmıyorsa, diğer eş mahkeme yoluna başvurabilir. Dava açmak için önce konsolosluktan ret kararı almak zorunlu değildir. Aynı karar hakkında Türkiye’de tanıma veya tenfiz davası sürerken konsoloslukta paralel tescil başvurusu yapılamaz; daha önceki başvuru ve davalar başlangıçta açıklanmalıdır.
Boşanma kararının tanınmasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerde bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemesine başvurulur. Bu görev ayrımı 4787 sayılı Kanun’da düzenlenir. Yetkili yer, kural olarak karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa oturduğu yerdir. Bunların ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilebilir. Dolayısıyla tarafların Almanya’da yaşaması, Türkiye’de dava açılmasına engel değildir.
Tanıma davasında evliliğin neden sona erdiği yeniden yargılanmaz. Mahkeme, kesinleşme, kamu düzeni ve savunma hakkına ilişkin şartlar gibi kanuni koşulları inceler. Eski eşin tanımaya razı olmaması, tek başına ret nedeni değildir; ancak dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliği gerekir. Güncel adresin bilinmemesi özellikle yurt dışı tebligatını uzatabilir. Almanya’da yaşayan kişi, uygun yetkileri içeren vekâletnameyle Türkiye’deki avukatı aracılığıyla davayı takip ettirebilir.
Boşanmanın nüfusa tescili, karardaki bütün hükümlerin Türkiye’de uygulanmasını sağlamaz. Nafaka veya tazminatın Türkiye’de zorla tahsili isteniyorsa tenfiz ihtiyacı ayrıca değerlendirilir. Velayet ve çocukla kişisel ilişki hükümleri de kendi kuralları ve uygulanabilecek uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ele alınır. Tanıma ile tenfizin kapsamı bu nedenle aynı değildir. 5718 sayılı Kanun’un 50-59. maddeleri, mahkeme yolunun temel çerçevesini belirler.
Dosyanın başında isim, soyadı, doğum tarihi ve vatandaşlık bilgilerinin Alman kararıyla Türk nüfus kaydında uyuşup uyuşmadığı kontrol edilmelidir. Almanya’da soyadı değişmişse veya karar Alman kimliğiyle alınmışsa, belgelerin aynı kişiye ait olduğunu gösteren kayıtların da hazırlanması gerekebilir. Yabancı ülkedeki evlilik Türkiye’de hiç kaydedilmemişse önce evlilik kaydı tamamlanır. Eksik kesinleşme şerhi, onaysız tercüme veya yetersiz vekâletname, başvurunun sonuçlanmasını geciktirebilir. İşlem tamamlandığında nüfus kaydı da kontrol edilmelidir: Boşanma bakımından esas alınan tarih, Türkiye’deki başvuru tarihi değil, Alman kararının kesinleştiği tarihtir.