Vadesi gelmiş bir para alacağı için Türkiye’de her zaman önce mahkeme kararı almak gerekmez. Alacağın niteliği uygun olduğunda genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir. İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca veya yetkiye itiraz edebilir. Süresinde yapılan itiraz, itiraz edilen kısım bakımından takibi durdurur.
İtiraz üzerine izlenecek yol eldeki belgelere ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Alacaklı, şartları varsa icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir veya genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. İtirazın iptali davası için İcra ve İflâs Kanunu, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süre öngörür. Bu nedenle “önce takip açalım, itiraz gelirse sonra bakarız” yaklaşımı yerine, takip başlatılırken olası itiraz sonrası yol da planlanmalıdır.
Borçlu itiraz etmez ve takip kesinleşirse haciz aşamasına geçilebilir. Borçlunun banka hesapları, üçüncü kişilerdeki alacakları, araçları, taşınmazları veya diğer haczedilebilir malvarlığı unsurları kanuni usuller çerçevesinde takip konusu olabilir. Bununla birlikte bir icra takibinin açılmış olması, borçlunun tahsile elverişli malvarlığının mutlaka bulunduğu anlamına gelmez.